image
Bu yazımızda, en değerli dijital bir para birimi olan Bitcoin'in nasıl bu kadar değerlendiğini ve geleceğini ele alacağız. Evvela belirtmeliyiz ki Bitcoin'in değeri tamamen arz talep ilişkisiyle belirleniyor. Yani piyasada Bitcoin'e talep arttıkça değeri artarken, istek azaldıkça da değeri düşüyor. Bitcoin hakkında daha detaylı bilgiler için BİTCOİN NEDİR? BİTCOİN HAKKINDA BİLGİLER yazımıza gözatabilirsiniz.

Bitcoin dijital bir para birimidir, somut olarak mevcut değildir. Bitcoinleri, bitcoine özel bir elektronik cüzdan da saklarız. Bu uygulamayı internete bağlanabilen cep telefonu veya bilgisayarlar üzerinden yönetiriz. Ekstra güvenlik isteyen kullanıcılar bu paraların kodlarını bir kağıda yazarak internet ortamından kaldırabilirler. Böylece internet ortamındaki hacklenmenin önüne geçebilirler. Fakat böyle bir durumda kodun yazılı olduğu kağıdı kaybetmemek çok önemli.

Bitcoin dalgalanmaları çok yüksek olan bir dijital para birimi. Dolayısıyla bu dalgalanmalar yukarı doğru çıkabileceği gibi aşağı doğru da olabilir. Yani Bitcoin çok büyük bir yatırım aracı olarak görünse de talebin farklı dijital para birimlerine yönelmesi veya yatırımcıların dijital paradan yatırımlarını bir anda çekmesi durumunda Bitcoin bir anda çok fazla değer kaybedebilir. Dolayısıyla Bitcoin piyasasına bir anda büyük paralarla girmek çok büyük bir risk olacaktır.

Bununla alakalı bir örnek vermek gerekirse Elon Musk geçtiğimiz hafta twitter hesabından bir başka dijital para birimi olan Dogecoin ile alakalı bir twit attı. Elon Musk,  Bitcoin ile alakalı 2 twit attıktan sonra "Tek kelime: Doge" twiti atarak Dogecoin'e atıfta bulundu. Bu twitin üzerinden birkaç saat geçmesinin ardından Dogecoin %12'ye kadar değer artışı gösterdi. Yarın bir başka milyarderin Dogecoin ile alakalı olumsuz bir twitinin sonunda aynı oranda belki daha fazla değer kaybetmeyeceğinin garantisi yok. Bu tüm dijital para birimleri için geçerli.

Aşağıdaki videodan daha detaylı bilgileri izleyebilirsiniz.


CoinMarketCap verilerine göre şu anda piyasada toplam 18,521,531 BTC var. Bunların ise yaklaşık 14
milyon Bitcoin (BTC)
dolaşım içerisinde. Her gün yaklaşık 900 BTC oluşturulurken, 1500 BTC ise kaybediliyor. Bu kayıpları analist Timothy Peterson yayımladığı makale de şu şekilde sıralamış:

- BTC kodlarının yazıldığı fiziki ürünlerin (Basılan BTC metal parası, kağıtlar vs) kazara kaybedilmesi,

- Özel anahtarların yanlış yerleştirilmesi veya tamamen kaybedilmesi (Elon Musk’ın yaptığı gibi),

- Bitcoin sahibinin BTC’lerini vasilerine devretmeden ölmesi ( 500 milyon dolarlık XRP’ye sahip olan Mathew Mellon örneğinde olduğu gibi),

- Yanlış adrese gönderme ve gönderilen adrese erişememe (Örneğin; bazen bir kullanıcı, BTC’yi çok fazla Bitcoin bulunan aktif olmayan bir adrese ödüllendirilme umuduyla gönderir. Bazıları, hareketsiz bir balina adresine küçük miktarlarda BTC ile bağış yaparak, adresin sahibinin bir gün kendisini ödüllendireceğini umar.)

Araştırmanın tam metni için buraya tıklayınız


Tarihte, Bitcoin'e benzer fiyatların aşırı yükselip aşırı düştüğü bazı ekonomik durumlar yaşanmıştır. Bitcoin'e yatırım yapmadan evvel bu durumları da bilmenizde fayda var.

Lale Çılgınlığı


Lale Çılgınlığı, orijinal adıyla Tulip Mania; Hollanda'da 1637 yılında aniden inanılmaz bir şekilde yükselen ve sonra aynı oranda düşen lale soğanı fiyatlarının yaşandığı döneme verilen isim.

Lale Çılgınlığı'nın resmedildiği Jan Brueghel the Younger tablosu. (1640)

Lale Hollanda'ya ilk olarak 1593 yılında Carolus Clusius adlı botanikçiye, dönemin Osmanlı büyükelçisi De Busbecq tarafından lale soğanı hediye edilmesiye gidiyor. Resmi kayıtlar bu şekildeyken tarihçi Mark Dash, lale soğanının daha önceden Hollanda'ya getirildiğini ve zeytinyağı ve sirkeyle birlikte pişirilerek yemek için kullanıldığını söylüyor. İşin ilginç tarafı lalenin Hollanda'ya gelmesinden sonra başlıyor.

Lale'nin ne kadar şahane bir bitki olduğunu gören tüccarlar bu lale soğanlarını satmaya başlıyor. Lale furyası kısa bir süre sonra Fransa, Almanya, Belçika gibi civardaki diğer ülkelere sıçrıyor. Lale bir anda sarayların en gözde çiçeği haline gelirken aristokratların başlattığı bu modaya halk da ayak uyduruyor ve çılgınlık başlıyor.

1623 yılında bir cins lale 3000 Hollanda Gulden'ine (bugünün parasıyla 1500 dolar) satılırken 1637 yılında tek bir lale soğanı 76.000 dolara kadar satılıyor. Fiyatlar yüksek hızlarda artmaya başlayınca Hollanda'da neredeyse ekilebilir her araziye lale ekilmeye başlanıyor ama fiyatların bu kadar hızlı artmasını tetikleyen asıl şey, lale soğanına bir virüsün dadanması ve lale soğanının mutasyona uğrayarak farklı varyetelerinin oluşmasıyla meydana geliyor. Nadir bulunan lale soğanlarının sahibi olmak saygınlığı arttırıyor ve bir prestij nesnesi haline geliyor. Fiyatların bu kadar hızlı artması karşısında hükümet opsiyonlar çıkarıyor. Yani fiyatı saptanmış bir malın gelecek tarihte satma ve alma imkanları sunuluyor. Tabii bu kadar kazandıran bir şey ilgili ilgisiz herkesin  hücum etmesiyle coştukça coşuyor. Tıpkı günümüzdeki Bitcoin gibi. İnsanlar topraklarını, evlerini ipotek ettirip tek bir lale soğanına yatırıyor.
 

Tüccarlar satışa geçiyor ve yeni soğan alımı yapmıyor. Böylece fiyatlar çakılıyor. Hükümet yetkilileri bunun spekülatörlerin işi olduğunu söylese de aracıların taahhütlerinden doğan açıkların yüzde 10 eksiğini karşılayacağını vaat etse de fiyatlar düşmeye devam ediyor. akabinde 76.000 dolara satılan bir lale soğanı sadece 6 hafta sonra 1 dolara inince olanlar oluyor. Hollanda mahkemeleri açılan davalarla başa çıkamıyor ve ekonomi çöküyor.  Alexandre Dumas’ın Siyah Lale isimli romanı bu dönemi anlatan etkileyici bir roman.


1630'ların Hollanda Lale Soğanı Çılgınlığı dışında 1710’ların Güney Denizi balonu ve 1920’ler ile 1990’lar arasındaki ABD hisse senedi cümbüşü, gibi tarihin en büyük çılgınlıklarını andıran Bitcoin'de de bu noktaya gelmiş gibi göründüğü açık.
 
İlk oyu sen ver!
Önceki BlogTÜRK FUTBOLUNA İLGİ NEDEN DÜŞTÜ?
Sonraki BlogBİLGİSAYARA OFFİCE PROGRAMLARI NASIL KURULUR?

Yorum yapabilmek için Üye Girişi yapın.

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.