image
Dünya üzerinde internet, telefon ve SMS bağlantılarının tamamına yakını okyanus altı iletişim kabloları ile sağlanıyor. Uluslararası verilerin %99'u okyanusun altındaki kablolar tarafından iletiliyor. Aşağıdaki haritada gördüğünüz kablolar, interneti kıtalar arasında taşıyan okyanus (ve deniz) altı kablolarıdır. New York Üniversitesi profesörü Dr. Nicole Starosielski'nin bu kabloları, arkasındaki teknolojiyi, ekonomik ve stratejik önemlerini tartıştığı Denizaltı Ağı isimli kitabında, Dünya'daki tüm kıtalar arası internet veri akışının %99'unun uydularla değil, bu kablolar aracılığıyla sağlandığını belirtiyor.


Denizaltı kablolarının modern sistemi köklerini telgrafta taşır. İlk transatlantik haberleşme kablosu, İrlanda ve Newfoundland arasındaki okyanusun altında 1858 yazında tamamlandı. Telefon kabloları daha sonra telgraf kablolarına katıldı ve nihayetinde internete dayanan fiber optik kablolar okyanus tabanına ulaştı. 

Denizler altında 300’den fazla ve 890.000 km uzunluğa yakın kablolar bulunmaktadır. Bu dünyanın etrafını yaklaşık olarak 23 kez dolaşmak anlamına geliyor. Dünyada bulunan en uzun kablo bağlantısı, Almanya-Kore arasında bulunan kablodur. Kablo 39 nokta ile bağlantılı ve 38.650 km uzunluğundadır.

 
Yer yer fiber optik malzemeler de kullanılan bağlantılarda, kablolar 8 cm’den daha incedir.Bazı kablolar okyanusun 7,5 km derinliğine döşenmiştir. Uluslararası iletişimin neredeyse tamamı bu kablolar aracılığıyla sağlanmaktadır. Tabi ki bu kabloların bağlanması aylar sürmektedir. Maliyeti ise yüz milyonlarca doları bulmaktadır.

1 numara polietilen,
2 numara mylar bant,
3 numara çelik teller,
4 numara alüminyum su bariyeri,
5 numara polikarbonat,
6 numara bakır tüp,
7 numara jöle ve petrol,
8 numara optik kablolardan oluşmaktadır.

TÜRKİYE'DEKİ OKYANUS ALTI İNTERNET KABLOLARI
Haritada, Türkiye'den geçen birkaç kabloyu da görebiliyoruz. Bunlardan birisi, KAFOS isimli ağ. Romanya'nın Mangalya kentinden başlayan ağ, İstanbul'da son buluyor ve Türk Telekom, ağın hisselerinin bir kısmına sahip.



Marmara Denizi boyunca ilerleyen ve Ege Denizi'nden çatallanarak Akdeniz'in bütün noktalarına dağılan MedNautilus Denizaltı Sistemi de, ülkemizdeki önemli bir ağ. Bu ağın ulaştığı noktalar arasında İstanbul, Atina (Yunanistan), Catania (İtalya), Chania (Yunanistan), Haifa (İsrail), Pentaskhinos (Kıbrıs) ve Tel Aviv (İsrail) bulunuyor. Ülkemize ulaşan ağlardan diğerleri Turckyos-1 (Girne-Mersin arası), SeaMeWe-3 (Hollanda'dan Güney Kore'ye ve Avustralya'ya kadar uzanan dev bir ağ) ve son olarak, Turckyos-2 (Samandağ-Kıbrıs arası).

OKYANUS ALTI İLETİŞİM KABLOLARI HAKKINDA 
1. Kablo ek birleşme yerlerinden verileri çalma – dinleme – kaydetme imkanı verir. 2012 yılında Edward Snowden tarafından Guardian’a sızdırılan belgeler, İngiliz ve Amerikan istihbarat servislerinin bu yöntemi kullandıklarını açık olarak ortaya çıkardı.

2. Amerika, Asya ve Avrupa’da 12 veri merkezi bulunan Google; tek başına günde 20 milyar web sayfası işlemek için bu kabloları kullanıyor. Hızla artan bu data trafiğini ve gelecekteki internet bağlantı güvenliğini sağlama almak için aynı zamanda, okyanus ve kıtalardaki fay hatlarının kablolara getirdiği riskleri minimize etmek için, operatörler özel fiber hatlar geliştiriyorlar.

3. Fiziksel olarak internet bağlantısı olmayan tek kıta Antarktika. ABD, dünyanın neredeyse tamamı için internet konusunda merkez. Günümüzde internet bağlantıları daha çok bölgesel hale dönüştü. Ancak yine Latin Amerika’nın neredeyse tamamı ABD’ye bağlıyken, Afrika ve Ortadoğu’nun sağlayıcısı Avrupa’daki ana merkezler.

4. BRICS ülkeleri ( Brezilya Rusya Hindistan Çin GüneyAfrika ) arasında bağımsız bir ağ kurulmuştur. Ağın küresel çapta daha etkin olabilmesi için Asya, Afrika ve Güney Amerika’da bulunan diğer kablo sistemleriyle bağlantılı kurulmuştur.

5. Köpek balıklarının bu kabloları neden yemeye çalıştığı hala bir tartışma konusudur. Elektromanyetik alandan dolayı olabilir veya sadece meraklılardır. Çeşitli komplo teorileri de üretilmektedir. Nedeni her ne olursa olsun, kablolara zarar verdikleri gerçeğini değiştirmez. Bunun sayesinde Google gibi şirketler kablolarını daha dayanıklı yapmanın yollarını araştırıyor.

İlk oyu sen ver!
Önceki BlogALBERT EİNSTEİN'IN ÇALINAN BEYNİ
Sonraki BlogBASILAN İLK TÜRKÇE ESER: VANKULU LÜGATİ

Yorum yapabilmek için Üye Girişi yapın.

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.