image
Türkiye Yazarlar Birliği Genel Mali Sekreteri Ahmet Fatih Gökdağ'ın hazırladığı Ramazan ayında keyifle okuyabileceğiniz kitap önerile
"80'lere daha varmamıştık. Henüz yeni yetme bir üniversiteliydim ve iftarı o zamanlara has bir şekilde herkes gibi ben de kendi evimde, ailemle birlikte yapardım. Aile içi yakınlıklar haricinde dikkat çekici davetler olmazdı. İftarlar evde yapılırdı, iftara gitmekten çok iftara çağırmak akılda kalırdı. Aileler arasında protokol yoktu, sadece özel misafirlere açılan göstermelik havalı yemek masalarının, porselen takımlarının evlerde bir yerlere tıkılması için epeyce bir zamanın geçmesi gerekecekti. Yer sofrasında olurduk, kapıyı çalan lafı uzatmazdı, gelir sofraya otururdu. Yemekte herkese bir kaşık bulunurdu. 'Tanrı misafiri' diye bir şey vardı ve iftar yemeğinin varsa bir lezzeti, biraz da o, gelenin dualarıyla teşrif ederdi."

Necdet Subaşı, Türkiye'nin yakın dönem Ramazanlarına kişisel penceresinden bir bakış atıyor. Pek çok kişiye tanıdık gelecektir... (Tanıtım Bülteninden)
İlk oyu sen ver!
Önceki BlogSAMANYOLUNDA ZİYAFET
Sonraki BlogVAROLUŞUN TANIKLARI

Yorum yapabilmek için Üye Girişi yapın.

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.