image
Türk - Osmanlı denizcisi olan Piri Reis, tarihte ilk kez Dünya Haritasını çizen kişi olarak tanınmaktadır. 1465 ile 1470 yılları arasında, o tarihlerde Türk deniz üssü olarak bilinen küçük bir sahil kasabası Gelibolu’ da doğmuştur. Asıl ve tam adı Ahmed Muhiddin Piri’dir. Karamanlı Hacı Ali Mehmed’in oğlu ve ünlü Osmanlı denizcisi Kemal Reis’in yeğenidir.

Piri Reis, denizciliğe amcası Kemal Reis’in yanında başladı; 1487-93 yılları arasında onunla birlikte Akdeniz’de korsanlık yaptılar: Sicilya, Korsika, Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan akınlara katıldılar. 1486’da Endülüs’te Müslümanların hâkimiyetindeki son şehir olan Gırnata’da katliama uğrayan Müslümanlar, Osmanlı Devleti’nden yardım isteyince, o yıllarda deniz aşırı sefere çıkacak donanması bulunmayan Osmanlı Devleti, Kemal Reis’i Osmanlı Bayrağı altında İspanya’ya gönderdi. Bu sefere katılan Piri Reis, amcası ile birlikte Müslümanları İspanya’dan Kuzey Afrika’ya taşıdı. 

Osmanlı Devleti’ nin başında Fatih Sultan Mehmet’ in oğlu II. Beyazıt bulunuyordu. Kardeşi Cem Sultan’ ın ölmesi üzerine, yönetimde rakipsiz kalmış, tüm dikkatini fetih ve büyümeye vermiştir. Bu amaçla kara ve deniz gücünü kuvvetlendirmek için korsanlık yapan Türk gemilerini devlet yönetimi altına toplamıştır. Bu amaçla Kemal Reis’ i de gemileri ve leventleriyle (deniz askerleri) davet etti. Kemal Reis yanında Kara Hasan ve Piri Reis'in olduğu ve kendi gemileriyle oluşturduğu deniz gücüyle 1494 yılında Osmanlı Devleti’ nin hizmetine girerek, bu oluşuma deneyimleriyle güç kattılar.

Piri Reis, Osmanlı Donanması’nın Venedik Donanması’na karşı sağlamaya çalıştığı deniz kontrolü mücadelesinde Osmanlı donanmasında gemi komutanı olarak yer aldı ve böylece ilk kez savaş kaptanı oldu. Yaptığı başarılı savaşların sonucunda Venedikliler barış istediler ve iki devlet arasında bir barış antlaşması yapılmıştır. Ayrıca 1495-1510 yıllarında İnebahtı, Moton, Koron, Navarin, Midilli, Rodos gibi deniz seferlerinde görev aldı.

Kemal Reis, 1511 yılında Piri Reis’ in bulunmadığı ve nedeni bilinmeyen bir deniz faciasında ölmüştür. Amcasının yanında denizciliğin en önemli bilgi ve becerilerini edinen Piri Reis, amcasının ölümü  sonrasında derinden etkilenmiş ve bir süre denizciliğe ara vererek Gelibolu’ ya dönmüştür. İşte O’nun gelecekte denizciliğinin yanı sıra bilimsel yanını da ölümsüzleştirecek ilk eseri “Dünya Haritası”nı hazırlaması buradaki yıllarıdır. 

Piri Reis'in Dünya Haritası'nın Sırrı yazımızı okumak için tıklayınız.

Korsanlık yaptığı yıllarda ele geçirdiği kimisi Kristof Kolomb’a, kimisi başka korsanlara ait haritaları vardı. Bu haritalardan ve kendi gözlemlerinden yararlanarak 1513 yılında ilk dünya haritasını çizdi. Büyük bir denizci olduğu kadar büyük bir kartograf (haritacı) da olan Pirî Reis, korsanlık günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri yabancı kaynaklardan da yararlanarak tarihi ve coğrafi özellikleriyle birlikte kitabında anlatmış ve haritalarını çizmiştir. 1513’te çizdiği ilk haritasında Kristof Kolomb’un 1498’de çizdiği Amerika haritasından, Portekiz ve Arap haritalarından yararlandığını belirtir. Elde kalan parçası Avrupa ve Afrika’nın batı kıyılarıyla Atlas Okyanusu’nu, Antil Adaları’nı, Orta ve Güney Amerika’yı gösterir.

1528’de çizdiği ikinci haritasından günümüze kalan parça, büyük bir dünya haritasının kuzey batı köşesi olup Atlas Okyanusu’nun kuzeyini, Kuzey ve Orta Amerika’nın yeni keşfedilmiş kıyılarını ve Grönland’dan Florida’ya uzanan kıyı şeridini içerir. Adalar ve kıyılar son keşiflere dayanılarak gerçeğe daha yakın olarak çizilmiştir. Keşfedilmeyen yerler ise beyaz bırakılarak, buraların bilinmediği için çizilmediği belirtilir. İlk haritadan daha büyük ölçekli ve gelişkin olan ikincisi, teknik olarak döneminin en ileri örneğidir.

Yavuz Sultan Selim’ in Mısır seferini gerçekleştirdiği 1516- 1517 yıllarında Osmanlı donanması Cafer Bey’in komutasındadır ve Piri Reis’e de bu donanmada komutanlık görevi verilmiştir. İskenderiye’ yi ele geçiren bu donanmadan ayrılan bir filo ile Nil yolundan Kahire’ ye giden Piri Reis, buranın da haritasını yapmış ve anılan yerler hakkında tarihi ve coğrafi bilgiler vermiştir.

Mısır, Osmanlı topraklarına katılınca 1517’de İskenderiye’ye bir filo ile giden Yavuz Sultan Selim ile şahsen tanışma fırsatını bulan Piri Reis, daha önceleri hazırladığı dünya haritasını padişaha hediye etmiştir. Kimi tarihçilere göre, Osmanlı padişahı dünya haritasına bakmış ve “Dünya ne kadar küçük...” dedikten sonra da haritayı ikiye bölmüş ve “Biz doğu tarafını elimizde tutacağız…” buyurmuş. Padişah, 1929’da bulunacak olan haritanın öteki yarısını atmıştı. Kimi kaynaklarca, günümüzde bulunamamış olan haritanın doğu yarısını, Hint Okyanusu’nun ve onun Baharat yolunun kontrolünü ele geçirmek için padişahın yapacağı olası bir sefer için kullanmak istediği bile iddia edilmektedir. Mısır seferinden sonra tekrar Gelibolu’ya dönen Piri Reis burada bilimsel çalışmalarına devam etmiştir

Osmanlı tarihinde Kanuni Sultan Süleyman dönemi, büyük fetihler dönemiydi. Piri Reis, 1523’teki Rodos seferi sırasında da Osmanlı Donanması’na katıldı. 1524’te Mısır seyrinde kılavuzluğunu yaptığı sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa’nın takdiri ve desteğini kazanınca, 1525’te meşhur "Kitab-ı Bahriye" eserini İbrahim Paşa aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman’a sundu. Piri Reis’in 1526’ya kadar olan yaşamı “Kitab-ı Bahriye”den izlenebilir. Piri Reis, 1528’de, ilkinden daha içerikli ikinci dünya haritasını çizdi.

Barbaros Hayrettin Paşa 1533 yılında Kaptan-ı Derya (Deniz Kuvvetleri Komutanı) olunca, Piri Reis de Derya Sancak Beyi (Tümamiral) unvanı aldı.
Sonraki yıllarda, güney sularında yine devlet için çalıştı. Barbaros’un 1546’da ölümünün ardından Piri Reis Mısır Kaptanlığı (Hint Denizleri Kaptanlığı) yaptı. Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ndeki deniz görevlerinde yaşlandı. Osmanlı donanmasında yaptığı son görev idamıyla sonuçlanan Mısır Kaptanlığı oldu.

Mısır Kaptanı Piri Reis, 1552’de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi’ni kuşatmıştı. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırdı ve donanmasıyla Basra’ya döndü. Tamire muhtaç donanmayı orada bırakıp ganimet yüklü 3 gemi ile Mısır’a döndü. Bu gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra’da bırakması kusur sayıldığı için Mısır’da hapsedildi. Ayrıca, Basra valisi Kubat Paşa’ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmed Paşa’nın politik hırsı yüzünden hakkında padişaha olumsuz rapor verildi ve padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanı üzerine, 1554’te 80 yaşının üzerindeyken idam edildi.

Piri Reis’in idamında Hürrem Sultan’ın rolü olduğu hakkında bir rivayet vardır. Hürrem Sultan’ın, Kırım’dan Kemal Reis ile Piri Reis’in gemisi ile İstanbul’a getirildiği iddia edilir. Piri Reis’in dünya haritasının parçası Topkapı Sarayı Harem Dairesi’nde bulunmuştur. Hürrem Sultan’ın Piri Reis’in başarısının önüne geçmek için dünya haritasını parçaladığı ve parçalarının Rusya’ya gönderdiği ve ardından Kanuni’nin aklına girerek Piri Reis’i idam ettirdiği iddia edilir.

Piri Reis, denizcilik alanında zamanının en önemli bilim adamları arasında yer almıştır. Ana dili dışında Rumca, İtalyanca, İspanyolca hatta Portekizce bildiği anlaşılıyor. Dünya haritasını hazırlarken, bu dillerdeki eserlerden yararlandığını kendisi yazmıştır.

Başlıca eserleri; Kitab-ı Bahriye(1525) ve Piri Reis Haritası (İlk dünya haritası, 1513).

Kitab-ı Bahriye kitabı hakkında detaylı bilgi almak için buradaki yazımıza gözatabilirsiniz.
 
İlk oyu sen ver!
Önceki BlogROBOTİĞE İLK ADIM
Sonraki BlogETKİLİ DERS NASIL ÇALIŞILIR?

Yorum yapabilmek için Üye Girişi yapın.

Yorumlar (0)

Hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen ol.